BİLGİSAYAR TERİMLER SÖZLÜĞÜ
CA/CG: Computer Animation Computer
Graphics için İngilizce'sinden kısaltma.
CAD: Grafik işlerinin mimari ve
mühendislik sistemleri için çizim ve planların
bilgisayarda üretilmesi.
CADD: Bilgisayar destekli Taslak ve
Dizayn üretimi.
CAM: Bilgisayar Destekli
Üretim.
Camcorder: Camera+recorder.
CWIS: Kampüs Çapında Bilgi
SistemiKampüs çapında bilgi sistemleri bilgi ve
hizmetleri iletişim ağları ve etkileşimli bilgisayar
uygulamalarıyla kampüstekilere sunar. Genel kapsamı
telefon ve adres rehberi, takvimler, ilan tahtaları,
veritabanları gibi hizmetlerdir.
CAND: Bilgisayar Destekli Taslak ve
Dizayn üretimi.
CANLANDIRMA: Yakın zamana kadar
sadece sinema endüstrisinin bir etkinliği olan
animasyonun dilimizdeki karşılığı canlandırma'dır.
Teknik olarak baktığımızda animasyon, hareketli görüntü
demektir. Bugün pazardaki pek çok ürün, masaüstü bir
kişisel bilgisayarlarda animasyon yapmaya olanak
sağlamaktadır. Elle çizilmeyen, özel donanım yardımıyla
bilgisayar ortamına aktarılmış sabit resimlerdir.
Canon BJ200: Saniyede 86 karakter
basım hızı ve kaliteli çıktı alma imkanı ile beğeni
kazanan Canon BJ200, fiyatı ile de ilgi çekti. Tonlama
yeteneği ve uzun süreli kulanıma olan yatkınlığıyla da
dikkat çekici bir ürün olma özelliğini taşıyan yazıcı
çeşidi.
CD-I (Interaktive-CD): Duran
görnütler, audio, grafik ve bilgisayar bilgileri
verebilen interaktif bir ürün için kullanılan
deyim
CD-ROM XA: CD-I gibi, bu depo edici
disk bilgisayar metin ve grafiklerini, ve durağan
görüntülü video bilgileri ve yüksek kaliteli audio ile
kombine eder.
CD-ROM: Herhangi bir dijital
bilgiyi bir kompakt diskte toplamak için geliştirilmiş
biçimsel bir standart.
CD-ROM: Yazılımların
depolanmasında, arşivlenmesinde ve multimedya
uygulamalarında kullanılan dünya standartıdır.
CD-ROM: CD-ROM, kişisel bilgisayar
ortamlarında harici bir CD-ROM okuyucu yoluyla
kullanılan CD'lerdir. Bilginin CD-ROM üzerine kaydediliş
şekli hangi işletim sisteminde kullanılacağını belirler.
CD-ROM okuyucular ise böyle bir ayrıma tabi değildir.
Macintosh ve IBM uyumlu bilgisayarlar aynı CD-ROM
okuyucusunu kullanabilirler.
CD-ROM okuyucuların fiyat farklılıklarını
belirleyen, bilgi erişim hızlarıdır. Bu hız, ortalama 31
milisaniye ile 120 ms arasında değişir. CD-ROM 'ların
bilgi erişim hızı her geçen gün artmakta fiyatları ise
düşmektedir.CD-ROM okuyucusu bilgisayara harici olarak
veya disket sürücü gibi ana gövdeye de takılabilir. Tüm
CD-Audio'ları bu okuyucular okuyabilir.CD-DOM'un bilgi
kayıt formatı Sarı Kitap adı verilen teknik
spesifikasyonla standartlaştırılmıştır.
CD-ROM Sürücünün Denetlenmesi:
Bilgisayar bir CD sürücüsünü kontrol ederek, bir CD'deki
depolanmış müziği okutabilir.
CD-Audio: Müzik CD'lerinin
yayımlandığı medyadır ve tüm CD okuyucularında
çalışabilme özelliğine sahiptir. CD-Audio'nun bilgi
kayıt formatı Kırmızı Kitap adı verilen teknik
spesifikasyonla standartlaştırılmıştır.
CDD: Işığı hassas bir elektronik
levha veya kamera çeşidi.
CDI (intevaktive): İçinde müzik,
grafik, ve videoyu etkileşimli bir şekilde
bulundurabilen bir CD formatıdır. Sadece CDI formatını
okuyabilen cihazlar mevcuttur. Bilgisayar ortamında CDI
oynatmak için ek bir yazılım gerekmektedir.
CD-I: CD-Interactive, tüketici
pazarına yönelik üretilen ve televizyonla birlikte
kullanılan bir CD çalar aygıtı için geliştirilmiş bir
formattır. Üzerine 19 saatlik mono ses, veya 72
dakikalık tam ekran video veya 5000 adet fotoğraf
kaydedilebilmektedir. Bunların farklı oranlarda
kombinasyonları mümkündür. Tüm detayları Yeşil kitapla
standartlaşmıştır. CD-I okuyucunun diğer okuyuculardan
temel farklılığı kullanımı için yalnızca bir TV'nin
yeterli olmasıdır. Okuyucu, uzaktan kumanda bir fare,
veya kablolu bir fare ile kullanılmaktadır. Ayrıca, tüm
CD-Audio disklerini de okuyabilmektedir.
CD-XA: Bu format Sony'nin getirdiği
bir standart olup fazla yaygınlık kazanmamıştır. Temelde
CD-ROM formatının daha iyi görsel bilgi aktarabilmesi
için geliştirilmiş bir ara çözümdür. Yine bilgisayarlara
takılan özel bir okuyucu tarafından okunabilmektedir.
Bilgi kayıt formatı Sarı kitapta
standartlaştırılmıştır.
CD-Bridge: En yaygın kullanımında
olan CD-ROM formatı ile yeni gelmesine rağmen hızla
yaygınlaşan CD-I formatlarının bir anlamıyla
bileşiminden çıkan bir formattır. Bu formatta kayıt
yapılan disk hem CD-I okuyucuda hem de CD-ROM okuyucuda
kullanılabilmektedir. Daha fazla, yazılım üreticilerinin
yeni gelişen pazarlara CD-ROM ürünlerini aktarmaları
için geliştirilmiştir.Özel bir okuyucusu yoktur.
CD TERMİNOLOJİSİ: CD'ler multimedya
programlarının en yaygın kayıt ve kullanım ortamı haline
gelmektedir. Bu gelişmenin nedeni, CD'lerin geniş hafıza
kapasitesinden kaynaklanmaktadır. Bir CD, 650 MB hafıza
kapasitesiyle 450 adet 1.4 MB hafızalı bilgisayar
disketine eşdeğerdir. Bu özellikleriyle CD'ler doğal
olarak bol miktarda hafıza gerektiren görsel işitsel
veriler için en uygun ortamı sağlamaktadır.
Cel: Bir animasyon içindeki tek bir
çizim veya çerçeve.
Cel Animation: Bir görüntünün ufak
kısımlarının animasyonu.
PC Tools: PC Tools, temel disk
yönetimi, dosya işlemleri gibi alanlarda, işletim
sistemi tasarımcılarının unuttuğu işlevleri
kullanıcılara erişilebilir kılan kullanışlı bir
yazılım.
CGA (Color Graphics Adapter):
320x200 çözünürlükte 4 renk gösterebilir.
CGA: IBM PC'leri ve eş değerde
cihazlar için konulan ilk video interface
standardı
CGI: Bir Web hizmet birimi üzerinde
arka planda çalışan uygulamalar yazan programcılar için
bir arabirim.
CGI: Web tarayıcılarının Web
Hizmetçileri ile iletişim kurmasını sağlayan
arabirimdir. Web taraycıları CGI aracılığıyla, HTML
içindeki formları ve döküman kaynaklı sorgulayıcıları
Web hizmetçilerinin anlayabileceği hale sokarlar.
Channel (Kanal): Bir ağdaki iki yer
arasında, belirli iletim hızına sahip bir iletişim
hattı.
Character (karakter): Bilgisayar
tarafınrdan yazılıp okunabilen ve depolanan herhangi bir
tek alfabetik, nümerik, noktalama veya değer
işaretlerinden biri.
Chat: Gerçek zamanlı görüşmeyi
tanımlamak için kullanılan bir terimdir. IRC, WebChat,
gibi bir arabirim.
Check: CD player'de yapılan
programın kontrol edilmesi.
Checksum: Sağlama toplamıBir veri
paketinin içeriğinden yararlanarak hesaplanan değer. Bu
değer paketle beraber aktarılır, alıcı sistem aldığı
verilerden yararlanarak bu değeri yeniden hesaplar ve
paketle gelen değerler karşılaştırır. İki değer aynıysa
alıcı veriyi hatasız olarak aldığından emin olur.
Chip: İnce kesilmiş silisyum
dilimi.
Chroma: Video sinyalinde ölçülen,
hue'lerin miktarları ve izafi parlaklıkları. Bu sinyal
olmaksızın alınan video görüntüsü siyah-beyaz
olurdu.
Chromakey: Video görüntülerini
ikinci bir video kaynağındaki seçilmiş bir renk üzerine
bir özel efekt yaratıcı sistemi veya bilgisayar
kullanarak geçirmek.
CLICKABLE MAP: HTML'nin bu
özelliğini kullanarak bir resmin değişik yerlerine
tıklandığında kullanıcıyı bambaşka adreslere taşımasını
sağlayabilirsiniz.
CLIENT: Internet üzerindeki bir
sunucuya bağlanmış olan "istemci" makinaya "aclient"
ismi verilir.
Client: KullanıcıBir başka
bilgisayar sistemini ya da programın hizmetini talep
eden bilgisayar sistemi ya da programa verilen ad. Dosya
dağıtıcısından (file server) herhangi bir dosyanın
içeriğini isteyen diğer bilgisayar o dağıtıcının
kullanıcısıdır. kullanıcı-dağıtıcı modeli (client-server
model), hizmet birimi (server).
Client-server model:
Kullanıcı-dağıtıcı modeliBir çok iletişim ağı
protokolünün çalışma şeklini tanımlayan bir model. Bu
modelde aynı ağ üzerinde bir dağıtıcı program (server),
ve bu dağıtıcıdan bilgi talebinde bulunan kullanıcı
programları (client) vardır. Örneğin bir çok yerel
iletişim ağlarında bir dosya dağıtıcısı (file server) ve
ondan gerektiğinde dosya talep eden kullanıcılar
(client) vardır. Bu modelin en büyük avantajı işlem
yükünün makineler arasında paylaşılmalıdır. Kullanıcı
(client), dağıtıcı (server), anasistem-terminal
modeli.
Client: Bir ağ servisini kullanan
kullanıcı veya kullanıcıya hizmet eden program.
Clock: Saat sinyali.
CMS (Color Management System): Renk
Yönetim Sistemi. Ekranların RGB, ofset baskı tekniğinin
CMYK olmasından dolayı meydana gelen renk kayıplarını
gidermek için kullanılan renk yönetim programları.
EfiColor, KPCMS gibi..
CMYK: Cyan, Magenta, Yellow, Black
renklerinden oluşan ve ofset baskı tekniğinde kullanılan
renk dünyası. CMYK'da renkler birleştikçe (üstüste
geldikçe) koyulaşır. Bu yüzden Subractive Colour
(Çıkarılan Renkler) olarak isimlendirilir.
COAXİAL: Dış ortamdaki parazit
gürültülerden etkilenmeyen dışı örgülü 75 W Ohm'luk
kablo cinsi ve standardı.
COBOL: Komplike iş uygulamaları ile
ilgili program yazmaya uygun bilgisayar programlama
dili. COBOL, US savunma bakanlığı kuruluşu olan CODASYL
ile çeşitli bilgisayar imalatçıları ve bilgi işlem
cihazları kullanıcıları tarafından
geliştirilmiştir.
Code (kod): 1- Bilgisayar
sistemleri için talimat yazmak. 2- Uygun tabloya göre
bilgilerin sınıflandırılması 3- Makine dilini kullanmak.
4- Program yapmak.
Colorization (Renklendirme):
Siyah-beyaz bir görüntüye renk katmak veya renkli bir
görüntünün rengini değiştirmek.
Colour Bars: Herhangi bir video
cihazı içindeki renk dengesini ayarlayan standart renk
tablosu
Column Chart: Dikey kolonlardan
oluşan bir tablo.
Command (komut): Bilgisayara
başlamasını, durmasını veya devam etmesini söyleyen bir
pals, sinyal, kelime veya harf dizisi. Command, çok sık
olarak instruction (talimat) ile karıştırılır.
Command İnterpreter: Komut
Analizörü. Bir Turbo DOS'ta komutu inceleyip de yapması
gerektiğini saptayan bölüm S.R. Ranganathan tarafından
geliştirilmiş yüzeysel bir sınıflandırma düzeni.
Communication Link (İletişim
Hattı): İki kullanıcıyı birbirine bağlayan donanım
ve yazılımdan oluşan sistem.
Compact disc: Kompakt disk Laser
ile okunan ses ve görüntü disklerdir. Yapımı foğtoğraf
filimlerinin basımına benzemektedir. Önce müziğin
üzerine işlendiği bir uzman disk hazırlanır. Bu diskten
negatif çıkarılır ve negatife göre seri disk imaline
geçilir. Laser disk üzerine depolanmış dijital müzik
bilgilerini okur. Disk yüzeyinde yaklaşık olarak 5
milyar nokta bulunur. Her nokta sesin dijital bir
sinyalini temsil eder.
Bir saniyed 44 bin 100 nokta okunur.
Böylece analog ses okuma sistemlerinin avantajları
yakaklanmış olur. Disk yüzeyinde mekanik bir temas
olmadığndan aşınma da olmaz. Diske müzik kaydetmek için
yüksek güçlü bir laser kullanılır. Okunma sırasında
düşük güçlü laser kaynağı eterli olmaktadıdr. Disk
üzerindeki izlerin toplam uzunluğu 2.5mil kadardır. İz
genişliği ise 0.5 mikrondur.Comparator
Karşılaştırıcı.
Compiler: Derleyici.
Compiler: Herhangi bir programlama
dili ile yazılmış bir bilgisayar programını,
bilgisayarın kendi diline çeviren program
(Derleme)
Composite (Kompozit): Yayın amacı
ile üç ayrı renk sinyali (kırmızı, yeşil ve mavi) artı
zamanlama ve senkronizasyon sinyallerini hava dalgaları
veya tek bir kablo yoluyla nakledilebilir. Bir kompozit
içine kombine edilebilmesi. Kompozit videolar ve
televizyon setlerinde VCR'lerde ve diğer alt fiyat
grubundaki video techizatında kullanırlar.
Composite Sync: Yatay ve dikey scan
kontrolleri olan toplu bir senkronizasyon sistemi.
Compression/Decompression: Depolama
ve iletişim araçlarının taşıyabileceğinden daha fazla
bilgiyi saklamamızı ya da iletmemizi sağlayan sıkıştırma
ve açma yöntemidir.
COMPUSERVE: Compuserve'de America
On Line gibi, dünyanın en büyük on-line servislerinden
biridir. Aradaki fark Compuserve'ün daha çok iş
dünyasına yönelik olmasıdır. Compuserve'den Internet'in
birçok servisine metin-tabanlı bağlanabilirsiniz.
Compuserve aynı zamanda Spry Inc firmasının da
sahibidir. Bu yüzden Spry Inc'e ait olan Mosaic web
tarayıcısının promosyonlarını
gerçekleştirmektedir.
Compuserve, yakında kendisi dışında
Internet'e ayrı bir tarayıcıyla bağlanmak istemeyenler
için Microsoft Internet tarayıcısının özel bir sürümünü
destekleyecektir. Compuserve hakkında Internet üzerinden
bilgi almak için http//www.compuserve.com ve
http//www.spry.com adreslerine bağlanabilirsiniz.
Compuskip: Banttan bulunduğu
durumdan ileride veya geride belli sayıda seçilmiş
konumu arayıp bulan sistem.
Computer Simulation: Bir bilgisayar
programı içindeki fiziksel işlemlerin simülasyonu
CONFERECING (KONFERANS): Web
üzerinde, iki ya da daha fazla bilgisayar aracılığıyla,
yüzyüze, görsel ve sesli iletişimdir. Günümüzde hatların
elverişsiz olması nedeniyle eş-zamanlı bir görüşme
sağlamak olanaksızdır. Web'ler bu tip iletişimi sağlamak
açısından BBS'lerden daha elverişlidir.
http//webnotes.ostech.com adresinde bu konu hakkında bir
demo bulabilirsiniz.
Configuration (konfigürasyon):
Hardware için, sistemi oluşturan bir grup araç. (device)
software için toplam software grubunun arasında kurulan
ilişki.
Configuration: Bir bilgisayar
sisteminin dizaynı cihazların birbirine uyumunu sağlayan
arajman işlemi.
Congestion: TıkanıklıkVeri iletişim
ağının kapasitesinden fazla yüklenmesi sonucu oluşan
durum.Connection (Bağlantı)Bir noktadan diğer bir
noktaya adanmış veya anahtarlanmış iletişim yolu.
Continue: CD player'de seçilmemiş
bölümlerin çalınmasına devam edilmesini sağlayan
özellik.
Contrast (Kontras): Bir görüntünün
beyaz bölgelerinin siyah bölgelere oranının farkı.
Contrast Ratio (Kontras Oranı): Bir
görüntünün mümkün olan en parlak bölgesinin, mümkün olan
en karanlık bölgesine olan parlaklık oranı.
Contrast: Bir görüntünün beyaz
bölgelerinin siyah bölgelere oranla ne denli parlak
olduğu
Control unit: Bilgisayarda
işlemleri organize ve kontrol eden bölüm.
Controller: Bir işlem veya
makinenin işlemini kontrol eden aygıt.
Coprocessor: Mikroişlemci ile
birlikte çalıştırılan ve mikro işlemcinin özel bazı
hesaplamalarını daha hızlı yapabilmesini sağlayan
mikroişlemci cihazı.
CorelIDRAW 7.0: Eski yavaşlığını
yenerek karşımıza çıkan Coreldraw 7.0, vektör grafiğe
dayalı, metin işleme olanakları ve 22.000 ClipArt, 825
tane font ve 100 tane High-Resolution olanakları ile
beğeni kazanan bir program.
Counter: Sayaç. Mekanik ya da
elektronik olarak çalışır. Kafa önünden geçen band
uzunluğunu inç cinsinden verir.
CPU: Central Processing Unit.
Merkezi İşlem Birimi. Bilgisayarın işlemlerinin
yapıldığı ve transistörlerin bulunduğu küçük çip.
Cracker: Sistem kırıcıSistem kırıcı
yetkisi olmayan bilgisayar sistemlerine girmeye çalışan
kişilere verilen isimdir. Bu kişiler bilgisayar
hastalarının (hackers) tersine kötü niyetlidir ve
kırdıkları sistemlerden bir çok menfaat elde ederler.
bilgisayar hastası (hacker), Truva atı (Trojan Horse),
virüs (virus), solucan (worm). vb.
Cracker: Sisteme giriş yetkisi
olmayan sistem kırıcı kişilere verilen isim.
Hacker'ların tersine kötü niyetli kişiler olup, menfaat
elde etme amacı güderler.
Crawis: Ekranda gözüken
credit'lerin veya diğer grafik malzeimelerinin
haraketleri
Cursor (imleç): Bilgisayar
ekranında göz kırpan çizgi veya kutu. Bir sonraki data
girişinin nereye yapılacağını gösteren işaret.
Cut: Bir yapım içinde bir sekans
ile diğer bir sekans arasında ani bir geçiş aynı zamanda
bir video edit'i için de kullanılır (kesme).
CWIS: Campus Wide Information
system
Cyan: Camgöbeği rengi.
Cyberspace (Siberuzay): Ünlü bilim
kurgu yazarı William Gibson tarafından Neuromancer
isimli romanında kullanılan terimdir. Bilgisayarlardan
oluşan ve toplumun bu bilgisayarların etrafında oluştuğu
bir dünyayı ifade etmektedir. İlk kez ünlü bilim kurgu
yazarı William Gibson'un "Neuromancer" adlı romanında
kullandığı, bilgisayar destekli iletişimin, insan beyni
ve bilgisayar ağı ile tanımladığı bölge.
|