BİLGİSAYAR TERİMLER SÖZLÜĞÜ
DA (Display Adapter)
: Görüntü adaptörü.
DA/Converter: Bilgisayar tarafından
kullanılan dijital sinyalleri, analog sinyallere çeviren
bir cihaz
DAC: Dijital ses kasedi
DARPA: Savunma Bakanlığı İleri
Araştırma Projeleri Ajansı (Defense Advanced Research
Projects Agency)
DAT: Dönel kafa prensibi ile
sayısal yazan ve okuyan kesinlikle dip gürültüsü olmayan
kayıt cihazları. Bunlar 44.1 ya da 48, KHz sampling rate
kullanarak CD kalitesinde ya da daha yüksek kalitede
kayıtlar gerçekleştirir. Bunların CD'ye çıkışları
sayısal olarak yapılacaksa mutlaka 44.1 olarak
kaydedilmelidir.
DAT: (Digital Audio Tape) Özel
formatta kaseti üzerine 16 bit 44.1 ya da 48 KHz.
sampling rate kullanarak digital ve dönel kafa prensibi
ile çok kaliteli kayıt yapan teyp sistemi.
DAT: Digital Audio Tape günümüzde
Master banda olarak standartlara yerleşmiş Teyp sistemi.
Dönel kafa sistemi ile çalışmakta. CD ya da üzerinde
kayıt yapan teyp sistemi.
DAT: Digital Audio Tape tamamıyla
sayısal kayıt formatları ile kendine özgü kaseti üzerine
video recorder prensibi gibi dönel kafa ile kayıt yapan
teyp aygıtı.
Data (Bilgi-veri): Bilgisayar
tarafından üretilen ve işlenebilen bilgi elemanı için
kullanılan genel terim.
Database Veri tabanı: Bir
bilgisayar sistemi içinde saklı ve erişilebilir
verilerin tümü. Bunlar değişik kullanıcıların aynı
bilgilere erişebilmesi ve gereksiz tekrar ve
fazlalıkları önlemek amacıyla büyük bir kütük şeklinde
hazırlanabilir. Bu düzen veri saklama alanında daha az
yer kapladığı gibi erişim süresini de hızlandırır. İzni
olmayan kişilerin kullanmasını ve başkalarına ait
verilerle karışımı veya bunların bozulmasını önlemek
için bu kütüğe parolalar ve kullanıcı alanları
konulabilir.
Data bus: Veri hattı.
Database (Veritabanı): Bilginin çok
sayıda kullanıcının yararlanacağı şekilde
saklanması.
DBS: Uydu televizyon yayınları
televizyon sinyallerini uydulardan direkt olarak
evlerdeki antenlere gönderen uydu yayın sisitemi.
Decimal: Onlu.
Decoder: Kod çözücü. Bazı uydu
yayınları elektronik olarak kodlanmakta ve kod çözücü
olmadan izlenmemektedir. Sadece abonelere dağıtılan bu
kod çözücüler, sinyalleri izlenebilir hale getirir.
Ancak rekabet nedeniyle pek çok kuruluş kodlama
sisteminden vazgeçmek zorunda kalmıştır.
Decoder / Encoder: Bir decoder
kompozit bir video sinyalini ayrı ayrı RGB sinyallerine
çevirir. Bir encoder ise, bu RGB sinyallerini tek bir
kompozit sinyale çevirir.
Dedicated Line: Bir iletişim
şirketinden kiralanan özel hat.
Default route: Varsayılan rotaSevk
tablosunda adresi bulunamayan paketlerin gönderileceği
rota.
Default: Bilgisayarın otomatik
olarak geçerli saydığı ve aksi belirtilene kadar
geçerliliğini koruyan işlem veya değer.
DARPA: Savunma Bakanlığı İleri
Araştırma Projeleri AjansıAskeriye tarafından
kullanılmak üzere yeni teknolojiler üretmekle sorumlu
A.B.D. Savunma Bakanlığı Ajansı. DARPA (daha önce ARPA
olarak bilinmekteydi) bugünkü Internet'in
geliştirilmesinden sorumluydu ve Berkeley UNIX ve
TCP/IP'yi de içeren bir çok geliştirme projesini finanse
etti.
DDN NIC: Savunma Bakanlığı
Bilgisayar Ağı için Ağ Danışma MerkeziGenelde "The NIC"
olarak bilinen bu yerin en önemli sorumlulukları
arasında Internet ağ adreslerini ve özerk sistem
numaralarının dağıtılması, hiyerarşideki en üst alanın
yöntemi, ve DDN için danışma ve destek hizmetleri
vermesi gibi konular sayılabilir. Burası ayrıca RFC'ler
için birincil başvuru kaynağıdır. Ağ adresi (network
address), Ağ Danışma Merkezi (Network Information
Center), Yorumlar İçin Rica (Request For
Comments).
Definiton: Bir görüntünün
kesinlikği veya ayrışımı.
Defringe: Photoshop'da, A
zeminindeki bir B alanını kopyalayıp, bir C alanı
üzerine yapıştırdığınızda, B alanın kenarlarında oluşan
ve A zeminine ait olan pikseller. Bu piksellerdeki renk,
C ile uyumsuz ise çok çirkin bir görüntü oluşur.
Degrade: Bir rengin bir başka renge
dönüşmesi esnasında oluşan renk geçişi. Koyudan açığı
gibi..
DEJANEWS: Adres
http//www.dejanews.com/DejaNews aradığınız konuyu UseNet
haber grupları aracılığıyla bulur. Bulunan bilgiler ise
yazdığınız kelime tutarlılık derecesine göre
sıralanır.
Dekuplaj: İstenmeyen sinyallerin
şaseye iletilmesi.
Dekuple: Bir sonraki kata
iletilmeyen, şaseye aktarılan
Delete: CD playerde diskin
istenmeyen bölümlerinin çalınmamasını sağlayan özelik
(veya silme tuşu).
Delimiter: Bir depolama bölgesinde
bilginin başlangıç ve bitişini işaretleyen karakter.Bu
işlem için genellikle virgül, iki nokta üst üste, space
kullanılır.
Desaturate: Solgunluk. Bir rengin
veya bir alandaki renklerin, olduğundan daha cansız,
tram değeri düşük görünmesi.
Device: Özel bir işlem yapabilen
hardware parçası. Printer, bir device örneğidir.
Deşarj: Boşalma, üzerindeki yükü
atma.
Dial-up: İki makine arasında
telefon hattı üzerinden arama yapılarak sağlanan geçici
bağlantıya verilen isim.
Difüzyon: Dağılma, yayılma,
püskürtme.
Digital (Sayısal): Ses, görüntü,
bilgisayar verisi ya da diğer bilgiler için işlemleri
yapmak veya ikilik (sıfır veya bir) sinyalleri iletmek
için voltaj, frekans, genlik, zaman vb. ayrık
değişkenleri kullanan bir yöntem.
Digital Analog Converter: Sayısal
analog dönüştürücü.
Dijital/Anolog Çevirme: Bilsayarın
hafızasında herhangi bir şekilde depolanmış örnekler
sayısal olarak işlenip, analog sinyallere çevrilir. Bu
sinyallerinde uygun bir cihaza iletilmesiyle hafızadaki
o verinin temsil ettiği sesi duyarız.
Digital Audio: Sesi daha yüksek
kalite sağlmak amacıyla bir sayısal dizi şeklinde
kodlayarak saklanan bir ses alma tekniği.
Digital Computer: Sayısal
bilgisayar.
Digital Date: Bilgisayarda
kullanılan ve işlemi yapılan sayısal bilgiler
Digital: Sayısal.
Digitize: Bir audio veya video
sinyalini analog halinde, bilgisayar cinsi dijital kod
numaralarına dönüştürmek.
Digitizer: Analog bir video
görüntüsünü dijital bilgisayar grafiğine dönüştüren bir
cihaz.
DA Conversion: Bilsayarın
hafızasında herhangi bir şekilde depolanmış örnekler
sayısal olarak işlenip analog sinyallere çevrilir. Bu
sinyallerinde uygun bir cihaza iletilmesiyle hafızadaki
o verinin temsil ettiği sesi duyarız.Sentezleme
yoluBilgisayar ses kartına veya içerdiği ses düzeneğine
nota bilgisini yollar. O düzenekte bu bilgiye analog
sinyaller üretir.
En uygun iki tür sentezleme metodu FM ve
dalga tablosu sentezlemeleridir. MIDI Yardımıyla Nota
bilgisi, bir midi aracısıyla, midi standartını
destekleyen müzik aletlerine bilgisayardan yollanır. Bu
müzik aletleri de gelen bilgiye göre müzik üretir.
Burada gerçekleşen olay kısaca şudur Bilgisayar çeşitli
müzik aletleriyle belli bir aracı sayesinde iletişim
kurabilmektedir.
CD-ROM Sürücünün Denetlenmesi Bilgisayar
bir CD sürücüsünü kontrol ederek, bir CD'deki depolanmış
müziği okutabilir.Ses kartlarının bilgisayar dünyasında
anlayabileceği sayılar dijital halinde ifade etmenin
temelinde analog/dijital çevirme işlemi bulunmaktadır.
Örneklemenin kalitesi alınan örneklerin ne kadar
sıklıkla alındığı ve her bir örneğin ne kadar bit'le
anlatıldığıyla doğru orantılıdır. Örnek olarak, l6
bitlik, 44 Khz.lik bir örneklemenin anlamı bir doğal
sesi, bir/44000 sinyalde, bir değerini ölçmek ve elde
edilen değeri 2 üzeri l6 değerden birisine (2^16)
eşitlemektedir.
Günümüzde l6 bitlik örneklemeler
yaygındır. Fakat değişik çözünürlüklerde vardır.Adlib
Gold l000, l2 bitlik Genoa Audiobahn l0 bitlik örnekleme
kullanılır. ADPCM PCM`in değişik bir çeşidi olup daha
çok sıkıştırma olanağı sağlar. Bunun bedeli de ses
kalitesinin PCM de olduğundan daha az olmasıyla
ödenir.FM Sentezleme Yukarıda bahsedilen bu sentezleme
metodunda ses verisi: dalga şekli üretebilen işlemciler
tarafından yaratılır. Bunu da bazı basit dalga
şekillerini kullanarak, bunları çeşitli şekilde
belirleştirerek yapmaya çalışırlar.
Temel olarak Sinüs kare, üçgün, testere
dişi şeklindeki bazı basit dalga şekillerini birleştirip
ezip büzüp gerçek bir ses datasına yaklaşmaya
çalışırlar. Bu tabi ki çok zordur. Etrafımızda
duyduğumuz doğal sesleri yapısında o kadar fazla Sinüs
dalgası vardır ki bunlar sayı olarak taklit edilmesi
bile şekil olarak taklit edilmeleri imkansıza yakındır.
FM sentezleme yoluyla gerçekci sesler elde etmek zordur.
Zaten FM sentezleme ile elde edilmiş sesleri dinlerken,
elektronik devreleri bu işte bir parmağı olduğu hissine
kapılırız.
Gerçek sese yaklaşmak için gelişigüzel
dalga birimlerinin de kullanıldığı olur. Fakat daha çok
işlemci kullanmak kaliteli ses elde etmek için daha
uygun bir yöntemdir. Adlib FM sentezlemeyi kullanan ilk
kartı. Bu kart'da iki işlemcili bir yamaha YM 3812 FM
çipi bu görevi üstlenmişdir. Bir çok Adlip uyumlu
kartlarda FM sentezlemeyi kullanırlar. FM sentezleme
yapan daha yeni kartlar yamaha SBPro daha mantıklı bir
seçim olacaktır.
Directory (dizin): Depolama bölümü
için her dosyaya ait adı, yeri, boyutu, yazılım veya son
düzeltme tarihini veren tablo.
Disket: Software veya data
kaydetmeye yarayan, düz, eğilebilir, magnetik materyal
ile kaplı ve koruyucu zarf içindeki çevre birimi.
Display size: Bir monitörde,
kullanıcının çalışabileceği gerçek ekran alanı
Display: Bir görüntünün elektriksel
işaretlerden optik işaretlere çevrildiği düzen.
DCE: Dağıtılmış İşlem
OrtamıStandart programlama arabirimleri, yöntemleri ve
hizmet birimi işlevlerinden oluşan ve aynı uygulama
programlarını değişik mimariye sahip bilgisayarlar
üzerinde kullanabilmeye olanak sağlayan mimari. Digital,
IBM ve Hewlet Packard tarafından öncülük edilen Açık
Yazılım Kurumu (OSF-Open Software Foundation) tarafından
desteklenmekte ve gelişmeler kontrol edilmektedir.
Distorsiyon: Bozulma, değişikliğe
uğrama, girişe uygulanan ya da üretilen sinyalin
orijinal dalga şeklinde bulunmayan özelliklerin çıkışta
meydana gelmesi. Distorsiyon, haberleşme sistemlerinde
önemli bir problemdir. Arzu edilmez.
Çeşitleri: Genlik, Atenüasyon, Geçiş,
Gecikme, Sapma, Harmonik, İçmodülasyon, Lineer olmayan,
Faz, Optiksel, Aralık distorsiyonlarıdır.
Distorsiyon: Orijinal sinyalin faz,
frekans, genlik ve dalga şekli bakımından bozulmaya
uğraması.
Distortion: Bir devrede giriş
karakteristiğinin çıkışta tam olarak yeniden elde
edilmemesi, şekil bozukluğu, deformasyon, distorsiyon,
sesin güçlendirilmesi sırasında oluşan bozulma miktarı.
Oran, yüzde 1'den küçük olmalıdır. Müzik seti alırken
broşüründe bu oranın düşük olmasına dikkat etmek
gerekir.
Distributed database: Dağıtılmış
veritabanıKullanıcıya tek bir veritabanı gibi gözüken
fakat ayrı yerlerdeki veritabanlarından oluşan
veritabanı. Buna iyi bir örnek olarak Alan Adı
Sistemi'ni (DNS-Domain Name System) verebiliriz.
Dizüstü bilgisayarlar: Multimedya
tasarımı bir dizüstü bilgisayarın sabit diskine
kopyalanır ve mevcut ekranından gösterilir. Prezantasyon
birebir veya birkaç kişiye yapılacaksa kullanılır.
DNS: Alan İsmi Sistemi (Domain Name
Server).
DNS: Bağlanılan sunucu ismini açık
Internet adresine çevirmek için kullanılan bir
mekanizmadır. Internet üzerinde aynı adlı iki veya daha
fazla sunucu isminin olmaması da yine DNS sistemi
sayesinde gerçekleşmiştir.
DNS: Internet alfanümerik
adreslerini sayısal adreslere (IP numarası) çeviren
yöntem.
DOCUMENT: Bir HTML dosyasının tüm
içeriğine birden döküman denir. DOL: Dinamik seslerin
fizyolojik düzeltimi.
Domain: Alanterimi Internet'te
oldukça fazla kullanılmaktadır. Bu terim Yönetimsel Alan
mevzusunda ve Alan İsmi mevzusunda geçmektedir. Yönetsel
Alan (Administrative Domain), Alan İsmi Sistemi (Domain
Name System).
DOMAIN NAME: Internet sitesini
tanımlayan isimdir. Bir "Domain Name" noktalarla ayrılan
iki ya da daha çok parçadan oluşmak zorundadır. Bir
makinenin birden çok ismi olabilir, fakat bu adreslerin
hepsi aynı makineyi işaret eder. Ortada, gerçek bir
bilgisayar olmamasına karşın bir "domain name" olabilir.
Bu, Internet'te bir Web sayfası olmasını isteyen
firmalar tarafından sıklıkla kullanıllan bir yöntemdir.
Bu erişimi sağlayan firmalar genellikle "Internet Erişim
Sağlayıcılarıdır. Web sayfasına gelen postalar öncelikle
ana makina tarafından alınıp, sonradan sanal "domain
name"e sahip makinaya iletilir.
Domain Name System: Alan Adı
SistemiDNS genel amaçlı dağıtılmış (distributed),
kopyalanmış (replicated) veri sorgulama (data query)
hizmetidir. Temel kullanımı bir sistem ismi vererek bu
sistemin IP adresini bulunmaktır. Internet üzerinde
kulllanılan sistem isimleri alan adı (domain name)
olarak anılmaktadır, çünkü yazım şekilleri DNS tarzına
uygundur. Bazı önemli alanlar arasında .COM
(ticari-commercial), .EDU (eğitim-educational), .NET (ağ
işletimi-network commercial), .GOV (hükümet), ve .MIL
(askeri-military) alanlarını sayabiliriz. Ayrıca bir çok
ülkenin kendine ait alan adı vardır; .TR Türkiye, .AU
Avustralya gibi. Alan Adı Sistemi STD 13, RFCs 1034 and
1035'te tanımlanmıştır. Tam Tanımlı Alan İsmi (Fully
Qualified Domain Name).
Domain: Bir Internet adresinde
kullanıcı adının sağındaki kısım. Mesela;
cc.İTÜ.edu.tr
DOS: Bilgisayarın bilgi girişi ve
depolama işlemleri için hazır hale gelmesini sağlayan
işlemler topluluğu. Dos İşletim Sistemi.
DOSKEY: Komut isteminde girilen
komutları tekrar kullanmak için bazı klavye kısa yol
tuşlarını kullanır. Yukarı ok tuşunu kullanarak
bilgisayarı açtıktan sonra girdiğiniz komutları yeniden
çağırabilirsiniz.
Dot address (dotted decimal notation):
Noktalı adres (noktalı sayısal gösterim) Nokta adres
terimi A.B.C.D gibi gösterilen IP adreslerini nitelemek
için kullanılır, her biri harf toplam dört byte'lık IP
adresinin onluk düzende gösterilen bir byte'lık kısmını
oluşturur.
DOT Pitch: Monitör ekranında
beliren beneklerin arasındaki mesafenin ölçüsü.
Double density: Standart tek
yoğunluklu disketlere göre iki katı depolama kapasitesi
olan disket çeşidi.
Double precission: Her sayıyı ifade
etmek için iki bilgisayar kelimesi kullanma işlemi.
Hesaplama işlemlerinde fazladan hassasiyet gerektiğinde
bu teknik normal durumun iki katı hane sayısı
kullanılır.
Double sided: Her iki yüzüne de
bilgi yazılabilen disket çeşidi.
Dove: DOS ve WİNDOWS ortamları için
harici ve dahili faks/modem cihazları
Downlink: Uydudan dünyaya sinyal
nakli
Download: Program ve / veya
bilgilerin dosyalarını bir bilgisayarndan bir başka
cihaz veya bilgisayara geçirmek.
Download: Bir bilgisayardan, ona
bağlı diğer bir cihaza (genellikle bir hizmet biriminden
bir PC'ye) program ya da veri aktarmak.
Downsampling: Photoshop'da, bir
resmin boyutlarının, piksel atılarak küçültülmesi.
DPI: Dot per Inches. Film çıkış
cihazlarının, bir inç karelik alana (2.5 cm x 2.5 cm.)
pozlayabildiği nokta sayısını belirtir. Bir döküman
çıkışa gönderilirken, Dpi değeri, Lpi değerinin en az 16
katı olmalıdır. Daha fazla da olabilir.
Drag and Drop: Bir ekran nesnesini
(ikon) seçip işaretleyerek, bir başka ekran nesnesinin
içine koymak anlamında kullanılan bir GUI deyimi.
Drain (dreyn): FET transistörün
taşıyıcıları toplayan, bipolar transistördeki kollektör
elektrodunun karşılığıdır.
Drift: Sürüklenmek, yığılmak,
birikmek, tıkanmak,
Drive: Magnetik elemanları yazıp
okuyabilen ve CPU'nun işlem yapabilmesini sağlayan araç.
(sürücü)
Driver: Harici teçhizatı kontrol
etmek veya diğer programları yürütmek için kullanılan
bilgisayar programı.
DSP: Sayısal sinyal işleme.
Dual: İkili, çift.
Düğüm: Bilgisayar ağına bağlı, ve
adresi verilerek erişilebilen cihaza verilen isim.
anasistem (host), yöneltici (router).
Dump: Bir bilgisayarın hafızasının
içeriğini görüntülemek, yazmak veya depolamak
Duotone: Bir resmin, bir veya dört
ayrı spot renk ile basılmasını sağlayan, eskinin dubleks
tekniğinde efekt üretmemizi sağlayan mod.
|